Avanak Kestane
Dün gece yapraklar fısıldadı bana
Geceydi zehirdi kördü
Anlamadım kim fısıldadı
Yaprakmış ağaçta sallanırmış
Düşmüş kurtulmuş
Dile gelmiş konuşmuş
Mevsimlerin geçtiğini
Koşarak birbirlerini takip ettiğini
Çiçeklerin açtığını sonra da solduğunu
Buğdayların başverip giyotinle idama gittiğini
Kestanelerin çoktan döküldüğünü
Dökülürken kafama da birinin denk geldiğini
Ama benim her nedense hissedemediğimi
Sıranın kendisine geldiğini
Ama onun son ana kadar direndiğini
Hergün yolun hep en sağından
Dalgın ve düşkün geçen adamın
Kendisini fark etmesini beklediğini
Fakat benim çoktan kaybettiğimi
Çünkü düşüp yitmeye yüz tuttuğunu
Fısıldadı
Geceydi zehirdi kördü
Ben hiçbir şey görmedim
Görmüyordum güneş aysa yine görmezdim
Ben bir yaprağın bana fısıldadığını görsem de bilmek istemezdim
Yapraklara gelmiş konuşmak sırası
Sanki yer gök yedi cihan
Ha bire konuşmuyormuşçasına
Şimdi yaprak soruyormuş hesabını
Mevsimler geçmişse geçmiş
Dalda son yaprak düşmüşse düşmüş
Ben ne yaşamışım
Ne ölmüş
Yalnız beni ilgilendirir yalnız beni
Bırakın yatağımda bare rahat uyuyayım beni
Takip etmek zorunda değilim ben herşeyi
Yarı uyanık yarı diri
Sayıyorum günleri
Her bitirdiğim gün için bir çizik atarak
Pamuktan tabutumun kenarına
Bir gözümde yaş
Bir gözümde aslında kötü olan ama
Benim de iyi anım olsun diye kendime
Sayıklaya sayıklaya inandırdığım
Mazinin yükü
Eski fotoğraflarım
Odamda sandal kokusu
Pencereden dışarıya baktığım mı var benim
İsterim içerden çıkmamak
yataktan kalkmamak
Sonsuz uykuya dalmak
Gece olmuş
yaprak konuşmuş çok mu
Vaktin geçiyor
Mevsimler uçuşuyor
Sayfalar uçuyor
"Enes Özen"
