Kayıtlar

Bu Dünya'nın Kahrı Yolda!

Resim
  Blog yazarlarından Enes Özen 25 Ocak 2026'dan beri üzerinde çalıştığı yeni roman dosyası Bu Dünya'nın Kahrı'nı müjdeledi.  By Dünya'nın Kahrı hakkında Asayiş Berkemal Bloga konuşan Enes Özen; "Çok gururlu olduğumu dile getirmem gerekiyor zira Muharrir'i yazdığımda bunun olağanüstü bir ilhamla bir kereliğine bana uğrayan bir şans olduğunu düşünmüştüm. Bunu düşünmeme sebep olan ise ondan sonra ne kadar uğraşsam da yeniden bir uzunu ele alamamış hep tökezlemiş olmam. Üstüne öykülerde de gözle görülür bir düşüş yaşam bende yeni edebi metinler için entelektüel birikim maksadıyla devamlı okumalar yapmamın nafile bir çaba olduğu düşüncesi uyandırmaya başlamıştı. Fakat Bu Dünya'nın Kahrı ile gördüm ki okunanlar, öğrenilenler gün ışığına çıkacağı anı bekliyormuş. Zamanı geldiğinde hepsi kelebeklercesine uçuşmaya başladılar etrafımda. Tabi Muharrir sonrasında edindiğim yeni yaşam tecrübeleri ve bakış açılarının da faydası oldu. A.Enes Özen Gururluyum çünkü beş yıl ...

Süpervizyon

Resim
Bir ipek böceğisin sen Eprimiş keten kumaştan sızıyor Sende yansımış tüm yankılar Seni göremiyorum Yalnız ve yalnız yankılar Sır ile örülmüş kumaş gerilmiş Seni göremiyorum Oysa hep orada gibisin Seni tanıyorum Bana yabancı gibisin Gökyüzüne bakarlar Yıldız gibisin Yeryüzünde durağan göl Berraklıkta yıkanır gibisin Nesin sen! Hakikat olsan da Dayanır gözlerim Çıplak ışık hücrelerim Hani o öldüren kediyi kuantum Kendisidir onun Gün doğmuş Gün batmış Ve ne zaman kavrayışımın alevi Yalnız bir kaç yalıma kesmiş Kül örtmüş bedenimi O vakit işte o vakit Ya rab! Gözle görülmeyeni Kavramak zor iş Güzelliğini bulamam doğada Benzerini seçemem hiç bir limanda Gezsem de dünyayı bir deve sırtında Bir bezirgan diyecek en sonunda Aradığın kumaş yok cihanda Taç Mahal'de bir öğle ezanı Cemaat rükuda Ganj'a ölü külleri serpiyorlar Cemaat secdede Gözler kapalı alınlar açık Görür gibiyim Ya kıyısındayım Ya fersah uzağında habersizim Pagan tanrıları şahit ...

Yankı

Resim
Birini gördüm düşümde Yalnızdı ve ağlıyordu Bir silüet sindi pencereme Kim olduğunu bilmiyordu Uykuyla uyanıklık arafında Gece ile gündüz arasında Yer ile gök ufkunda Silkindim aradım beni uzay boşluğunda Ve uçtu tepemden birden bire dam Kalem belirdi elimde şimdi Hayretimücip Toz mu dediniz parıltı saydım ben Kapandım yatağa son çare diye Fısıltılar duydum mora çalıyordu Silüet pencereden aşıyordu Titreme sardı kalbime değin Yürümeye başladı duvarlar Yer çekimi aya benzedi o an Uçuştu masalar ve evdeki envai eşyalar Bir turuncu sis ki Ne koku ne ses ama tedirgin eden Kağıda döktüm bildiğim ne varsa Kustum hafızamı ve Sevgilimden bile sakındıklarımı Hayat iksirimin sihrini Dnamın anahtarını döktüm ağacın pamuğuna Silüet silüet nedir garezin Ya yap ne yapacaksan ya gitte serileyim Kağıtın üstünde bir dolu mürekkep Raks ediyorlar renk renk Ben bu keşmekeşi neyleyim Bir de baktım ki bende çizgidenim Bir baş bir ayak sanki görünmezim Karıştım onlara ben bir...

Saf Kedi

Resim
Bir gün bir mırnav kedi Kümesin kapısında tangur tungur girdi O ne cümbüştü öyle aman Yarabbi Okumuştu kedi, Kalem tutar eli  Duydu tavuk dostlar zordadır İnandı onları savunmak lazımdır Onlara söz verdi hepinizin hakkıdır Bir darıdan fazlası vermeyende zorbadır Tavuk dostlar pek sevindi bu kedişe Kedi dur der umarız ki bu gidişe  Okumuş kedidir kalem tutar eli Kurtarır bizi diye başladı kaygısız bir endişe  Kedi kalemini aldı anlaşmalar hazırladı  Uykuya uzak durdu  Tavuklara çeşitli manifestolar tutturdu En son birini yakışırdı  Artık çiftçinin karşısına çıkmaya hazırdı  Gün geldi anlaşma günü çattı  Kedi kümesten çıktı kurumlu kurumlu  Arkasında tavuktan bir ordu  Pek neşelilerdi var gücüyle savaş tamtamları çaldı  Çiftçi çıktı kulübesinden geldi bahçeye  Birde ne görsün bir kedi elde kalem Mırnav anlatıyor Tavuklara darı diyor  Çiftçi bir adam iki metre Bilmez hayvan hukuku  Baktı tek bir kedidir bu hepi topu Kırd...

Hız Üssü İdim

Resim
Korkuyorsun İlk defa korkma dendi yıllar önce ve Ondan sonra her daim korkma dendi Fakat sen korkuyorsun Fırtınaya tutulmuş kayığından Oysa bahardır mevsim Sen yalnız kara bulutları görüyorsun Seyahattir tutturduk dizeler boyu Biz bunları hep sana hep sana anlattık Kır putlarını onlar gönlünü kırmasın Fırtına sukundan dedin Sessizlik habercidir dedin Sen daha görmeden fırtınayı yaşadın Gelseydi bile olmazdı böylesi Sen kendi fırtınanı kendin yarattın Çiçekler yolladım sana Dur dinlen ve say yapraklarını kaç tane Arılar yolladım sana Sende katıl ona kon çanaklara ve gel yanıma Gel yanıma katıl arılara çoğalt bu tutkuyu Özgürlük aşıla Kendine tutsaklara Ben alemde birim Öyle büyüğümkü hepinizde bir parçayım Yaşamak gücünün kaynağı benim Benim benim doğa benim İçinde dizginlenemeyen hırçın at benim Sökün gemleri koşun Size vaad etmiyorum zaten verdim Doldurun avuçlarınıza çiğ damlasısınız siz Sulara koşun sulara Sınırlar yıkan sulara "A.Enes Özen"

Fırtına

Resim
  Geç kaldım, Tüm duyuruları ıskalamışım  Haberler fena ,Yaklaşmakta  vicdansız bir fırtına Herkes konuşmakta, Bizlerse korkmakta Herşeyin sonu umarız ki burası olsa  Hazır değiliz sonsuza Çürükte olsa bu dünya  Geçirmek isteriz tırnaklarımızı Köklerle bağlıyız sanırız  Düşlere yalanlara tutunuruz Şimdi son dakika yazılmış bir siir gibiyim  Söyleyecek bi dünya şey var Nasıl söyleyeceğimi bilemem  Cümleler bana kem bakar  Mutfakta ekmek kokusu var  Biraz da et ev gibi koksun diye ev anla işte Bugün çok yorgunum anne  Yemeği sen yapar mısın?  Gelip başımı okşar mısın?  Gözlerimi dolduruyor şimdi bazı hisler  Bir fırtına gibi patlamak istiyorum  Bazen sözler bir mitralyöz gibi akıp gitsin istiyorum  Ama öyle doluyum ki nereden başlasam bilmiyorum Sevgili fırtına al götür herşeyi  Çılgın bir rüzgarla uçur aklımızın çatılarını Ruhumuzun giyindiği deli gömleklerini  Alabildiğine ağlamak ve haykırmak kals...

Zambaksız Padişah

Resim
Sürgün bu dünya  Çocukların kuşlar gibi vurulduğu dünya  İyi insanların kan tadı bırakıyor ağızında  Hergün yaşamak için verilen kavga  Sadece varolmak ve haykırmak dünyaya  Biz iyi insanlarız ,bize nasıl kıydınız Şairler tutsak  Şiirler bile korkak Herkesin adımları sarsak Evet bayım bildiniz  Bu ülkede herkes korkak Kim avazı çıktığı kadar içindeki acıyı haykıracak Onlar iyi çocuklardı, onlara nasıl kıydınız  Şiirimiz çiçekli kuşluydu Sözlerimiz nakışlı gözlerimiz huzurluydu Umudumuz binbir ömürlüydü Artık hiçbiri kalmadı  Umudumuz ölmemekten yanadır padişahım Mine Özen

Bizim Akrabalar Değişik

Resim
Bayram bir mezar başına gitmeyenindir Bir ay nefsini terbiye edebilenindir Belki de bayram da hak edilmelidir Babaanne evi eşiğinde  Hoşaf çörek şeker ve elbet ki neşeyle  Koşuşup bağıran çocuklar bile Bilirler dünya ölümlüdür Endişem yarın bakarsın dün ölmüşümdür Ruhum şimdi çocukları korkutan bir hortlak  Elinde çantası şeker toplamaya çıkmış  Kapımız çalınmadı bu bayram  Çocuklara ebem kuşağı şekerler almıştım  Elleri boş gönülleri kırık olmasın diye  Gelmediler benim gönlüm kırıldı  Kırıklar kaynar insan iyileşir  Ölümden başka her derdin vardır devası  Nereden geldi bu ölüm havası  Oysa bugün bir bayram sabahı  Demez mi kırmızı fistanlı  Bu nasıl bayram sabahı? Nerede bu evin anası babası? Doğru söylüyor bu çatlak hortlak  Elden ne gelir bir de bulutları görürsün  Bu evin dedesi Yaşar Kemal  Nenesi Gülten Akın  Afiili filintalar abilerimizin adı  Pek janti adamlar Hem de ucuz romancılar  ...

Kırmızı Elbiseli Kız Çocuğu

Resim
Başlardı bayram  Babamın namazdan gelişi ile Annem hazırlardı neşeyle  Bir ay sonranın ilk kahvaltısını Kardeşlerim uykulu hülyalı Hiç yorulmaz annem  Günlerden olunca bayram  O gün küsmez kimse  Kırılmazdı çocuklar  Edilirdi işte idare Düşüm kırmızı elbise  Getirmişti dedem bize  Uzun bir yol sonrası  Ben çok sevinirken  Ve giyeceğim sanarken Babam kızdı birden Çok kızdı  Günü griye boyadı O o günü unuttu  Ben unutmadım  Bir bayram şiirinde onu andım  Babam pek merhametli adam  Küçük bir kız çocuğu iken Onun ortağı ben  Heryerde varım peşinden O mübarek nasırlı elleri ile bir evi aydınlatırken Elinde pense çekiç dübel  Peşinde gökkuşağı lülerim ve ben Çok çalışır babam  Der ev geçindiremez tembel adam  Sonra büyüdüm ben uzadı saçlarım  Geldi büyüme sancılarım Babam dedi sen gelme benle  Ben ağladım  Söz dedim giymem kırmızı elbise Olmazdı büyümüştüm işte Koca kız olmuştum ...

Foça Kuşu

Resim
  İlham bekliyordum Bir avuç serçe geldi Bir adam boyu martıların yaşadığı  Denizin hınçla taştığı  Rüzgarın hiç dinmediği o iskeleye Bir serçe geldi. Bana göz kırpmadı  Koca devlere bir karış mesafede  Sakin sakin aradı rızkını Artık boynumun borcudur onu yazmak İşte böyle hürce olmalıdır yaşamak "Mine Özen"

Elveda Deniz Feneri

Resim
Herşeyin katili sensin Güzel günlerin bitişi Şimdi sen yaptın ya hamleni Dünya çizgiden ibaret kalacak yeniden Ağlıyorum çocuk gibi Sümüklerimi çeke çeke ve Gözümden nehir akıyor Hepsi senin suçun Üç boyutu teke düşürensin sen Ne olurdu deniz fenerimle yaşasam Yine bu medcezirlere tutuldum akıyorum Ne olurdu bulutlar pamuk şekeri gibi kalsa Biliyorum çok uzak artık Bu anlarda Diğer pekçokları gibi Keşke ah keşke Ve iyi ki iyiki Ve yine olsa Kaseti başa sar tekrar dinleyelim o Denecek bir andır bu an Ve ben asla Unutmam Bugün gördüğün yarısı dökük sutunu ayakta Tutan da bunlardır Onlar olmasa toza karışır Yeni doğmuş bir çiçekte baş verirdim belki Çünkü ey güzel günlerin bitişi Benim inadım hayran bırakacak kadar Beklenmezdir Balığın yürümesidir Dönmeyen rüzgar gülü gibi de kırıklık Görüşürüz güzel günler Yine gelin gelin ama Getirmetin yanınızda bitişlerinizi ne olur Kurdele aldım bir top Bunlarla zincirleyeceğim kendimi size Ve hiç bırakmayacak Bal...

Tül

Resim
Ne kadar oldu kırılmadı Dördüncü duvar Ne kadar oldu liğme liğmeler Kaçıncı evladını doğurdu güveler Duvarcının tulumunun cebinde ne var  O duvar bir gün tekrar boyanacak dedik Örümcek tozlarını göremedik Cilası kararmış ağaçlar Yukarıdan bize bir ses var  Süngerler ne zamandır sönük Boyalar kalkmış dikiş açık Ne kadar da karanlık Nerede o ışıkları açacak  Vehim manasız Işık açılacak  Senin hazırlandığın o oda şimdi yok artık Burası dümdüz zemin Boyut kalmamış tek artık Sesin de çıkmıyor dostum Beş yıl sonra buluşacaktık  Unutma Ne kadar kalabalıktık Kuvai milliye gibi akındık Perdeyi yalnız bir defa açtık Tekerrürlere yuvaydık Korkarım Kırmızı yalnız renk değil artık  Senmiydin? Senmiydin ahbabım Perdeyi kapatmayın diyen O gür sesinle Nisan yağmurlarınla Acı kahvenle Hep geç kalmanla Heybende hayat narınla Hatanla, efeliğinle Şiirlere asılı Kaf dağınla Maraş'la aramızda Duvarlar Kaldırılırsın dileyen Perde hiç kapanmadı...

Ay Çıkmazı

Resim
   İki uçludur bu dünya  Bir uç allı pullu Bir uç çürük çarık Gündüzleri çocuklar için olan parklar  Geceleri müptezellere rezervedir Gündüz kapımızı çalan dost Gece çalan  korku kaygı Belki de alacaklı *** Perde korur Güneşten mobilyalarımızı İnsandan gündüz düşlerimizi Kendimizden uçarı hallerimizi Perde saklar İnsanların kem bakışlarını  Gecenin gizlerini  Ruhumuzun cinnetlerini *** Herkes perdelemiştir kendini Çabamız en yüksek fiyattan satmak Alıcısı kim Önemli değil  Bu devrin derdi iyi pazarlamak Yeterince allayıp pullarsanız Sizde kazanabilirsiniz  Eğer perdeniz Atlas kumaştansa Dantele motife gerek yok  *** Oysa bizim derdimiz bir ay çıkmazı  Şeksiz şüphesiz kendimiz olmak  Ruhun mütercimliğini yapmak Perdelemeden ruhu  Hürce aşık olmak Hürce onu yazmak Manolya kokulu hülyalara dalmak  Bin defa onun adını anmak  Bir defa dünyaya gerçekten bakmak  Mine Özen 31.10.2025

Bizim Büyük 27 Mart'ımız

Resim
  Kahramanmaraşta Necip Fazıl kültür merkezinde şans eseri afişini görüpte gittim ilk tiyatroya ve o dönemler üzerimdeki çekingenliği atmam içinde büyüdüğüm dar çevrenin dışına çıkmam gerektiğini düşünüyor bunu yapacak en iyi yerin tiyatro olduğunu hayal ediyordum. Sahnede olmalıydım.  Şimdi o sahne de kalmadı.  Nereden başlayacaktım? İnternette bilgiler kısıtlıydı. Oyun okusam hangi oyunu okuyacaktım. Tiratlar çıktı karşıma rastgele tirat okuyordum. Bunlardan birisi Atinali Timon'du. Oldum olsası antik tarihe meraklı birisi olarak bu kitabı sipariş ettim ve böylece ilk tiyatro oyununu okudum. Okumakla yetmezdi araştırmaya başladım şehirde tiyatro atölyesi, kursu varmı diye. Bir ekip vardı ama zaten oyun çıkarmış dağılmışlardı. Ücretli bir kurstu burası benim karşılayamayacağım kadar yüksek ücretli bir kurs. Zaten ekip dağıldığı için tek başıma bir şey yapamazdım. Animasyon işi yapan bir ekip haricinde ekipte bulamadım. O sene sınava girdim konservatuara gidecektim fakat ...

Şiire Önsöz

Resim
  Şiirler 2021 yılının Temmuz ayında en çok ait olmak istediğim çevrenin içinde kendimce rüya gibi bir hayat yaşıyordum. Günümün tamamı tiyatro provalarında geçiyor gecelerini ise okumalar yaparak dolduruyordum. Tam da yirmi dördüncü doğum günümde bir şiir gecesine davet edildim. Sanatla hemhal olmanın her haline büyülenen ben tabi bu davete de koşa koşa gitmiştim. Beklentim farklı bir gün geçirmekten münezzehti ama öyle olmadı. O vakte kadar şiir popüler kültür öğesi, çok izlenen dizilerdeki karakterlerin pelesenk olmuş şiirlerine gayrı ihtiyatı kalınmış maruziyet ve bazı arkadaşların gazıyla epik epik seslendirmekten ibaretti benim için. Yanisi şiir bastıra bastıra okunan ve bazı özlü sözler barındıran kısır kıt bir dünyayı temsil ediyordu benim için. Öyle oturupta kendi kendine öğrenilecek bir dünya da değildi. Popüler kültür yolunu bilmeyen entelektüel adayının şiirin sanatına giden her yolu tıkıyor gibiydi. İşte bu ahval ve şerait altında buldum kendimi şiir gecesinde. Faka...

Bizim Adsız Destanımız

Resim
Bayrağın dalgalanışı değil Fırlayıp yerindrn bilinmeze uçmasıydı Özgürlük diye yad edilen Sevgilim üstü tozlu kırık seramikleri Birleştiriyoruz tutkalla Gelgit tufanında kırılan Ve sırf bu yüzden hiç kullanılmayan Gençlik çeyizlerin senin bunlar Sevgilim Bizans masalını soluyor Kandiyede fatihte Ve an olup lacivert sütun başlarına dokunuyor Işıltısı mehtaba yaraşır Bunlar Kaderin bize ol dedikleri Kaderin bize gül dedikleri Kaderin bizden çokca esirgedikleri ve Derviş sınavına soktukları Bunlar Biz seninle çok karlı zamanlarda Portakal çiçeklerini konuşurduk Bir tren vardı bizi alacak ve hiç bırakmayacak Hakikatte bir evin bir göz odasında Ufacık yer kaplardık fizikte Hayallerimiz kıtalar ötesine ulaşırdı metafizikte Konuşulan ne varsa yel aldı Çünkü eksik bir değil ondu Tanımıyorduk neyin içindeydik Tanıdık dehşete kapıldık Ve bu dehşet depremlere Ve fırtınalara Ve ilençlere Ve grevlere Ve eylemlere Ve savaşlara Ve korku Ve güvensizlik Ve dahasına ...

Ali Abiyle Rulet

Resim
Seninle karşılaşmadık ali abi Çok fırtına vardı hep kıştı Ben dolanırdım zaten sarhoştumda Cebimde olmayan liralarımla Dar çepher iyice sıkışmıştı Karşılaşmadık ali abi Kütüphane fi tarihinden kalmış vallahi affet Hepsi ağır zaten hayat yükü küfemde Cılız bir gencim ben sakallarım da çıkmamış tam Gözüm dağlandı tozlarından Sayfa dediğin Kuş olsa uçmazdı benden ırağa Gemi olsa demir alamazdı limanımdan Bu kadar Suçlu kim sen karar ver Bizden ihya olur mu onu da deyiver Çünkü anlaşılmaz bilmeceler çözmek Haddime değil daha İşte ben Ali abi Belki bu yüzden koştum parklara Tıpkı senin gibi Ve sabahladım ama Okumadım hiç kimseyi iştahla Açlık var içimde açlık Hayata açlık Güzele açlık Gözlere açlık Bilmeye açlık Doymak bilmez bir dünya gezginiyim Pusulam yok Her yön her yana çıkar Ayaklarım boşluğa batıp çıkar Sen düklüğünü ilan edince şirintepe parkında Bende inciraltında Doğduğum yerden habersiz Ve büyüdüğüm yerden çok uzakta Bilinmez nedenlerle arkamda...

Oran Orantı

Resim
Toplayıp saatin bütün rakamlarını Suya atmak gerek Süzülürken soyut devran Yatıp sonsuzca uzunmak gerek Bizi hakim kılmak için hayata Sevgili Gözlerinden gelecek gül yetecek Geceleri logaritmik aritmilerdeyim Sinüsle cosinüsü yolda görsem adam derim Habersizim fail onlar Seninle karşımızda atmosfer var Bir büyük gelmeli Felsefe örneğin hizaya getirmeli Sizi bıraktığımda yalnız rakam idiniz Sayıya harf karıştırmaya nedir cüretiniz Bendim ilk meşalesi tüm ilimlerin Unuttuz mu bunu hepiniz Prometheusun yaktığı ateşten Cinler yayıldı aleme Ziftin yaktığı Zümrüdüanka değil sadece Kotanjantını alamadığım gerçeğin Dikey açıları toplsmı büsbütğn yokuştur Freni patlamış kamyon misali Her aşk kavgasız bir son buluştur Çünkü sıfıra çıkar elbet duvarlar Karadelikten farkı yoktur Semalarda gezer Morcivert bakışsız kedi karalar Sıfır birle dost olamaz Yan yana poz verebilir ancak Herkesin unuttuğu hatıratta Bizim seninle çekilmiş yalnız bir Fotoğrafımız kaldı Hala d...