Yankı



Birini gördüm düşümde

Yalnızdı ve ağlıyordu
Bir silüet sindi pencereme
Kim olduğunu bilmiyordu

Uykuyla uyanıklık arafında
Gece ile gündüz arasında
Yer ile gök ufkunda
Silkindim aradım beni uzay boşluğunda

Ve uçtu tepemden birden bire dam
Kalem belirdi elimde şimdi
Hayretimücip
Toz mu dediniz parıltı saydım ben

Kapandım yatağa son çare diye
Fısıltılar duydum mora çalıyordu
Silüet pencereden aşıyordu
Titreme sardı kalbime değin
Yürümeye başladı duvarlar
Yer çekimi aya benzedi o an
Uçuştu masalar ve evdeki envai eşyalar
Bir turuncu sis ki
Ne koku ne ses ama tedirgin eden

Kağıda döktüm bildiğim ne varsa
Kustum hafızamı ve
Sevgilimden bile sakındıklarımı
Hayat iksirimin sihrini
Dnamın anahtarını döktüm ağacın pamuğuna

Silüet silüet nedir garezin
Ya yap ne yapacaksan ya gitte serileyim
Kağıtın üstünde bir dolu mürekkep
Raks ediyorlar renk renk
Ben bu keşmekeşi neyleyim

Bir de baktım ki bende çizgidenim
Bir baş bir ayak sanki görünmezim
Karıştım onlara ben bir bilinmezim
Tanıdım silüeti o bizzat benim

Kah gece yarısı kah gün ortası
Yazmak humması düştü peşime
Bana rahat yok onlar yaşayacak
Mum misali benliğim eritip
Onnlar çoğalacak

Mum kalmaz sonra
Artık olan yalnız erimişlerdir
Mumdur aslında o hatırla
O yalnız don değişmiştir.

"A.Enes Özen"