Tül

 Ne kadar oldu kırılmadı

Dördüncü duvar
Ne kadar oldu liğme liğmeler
Kaçıncı evladını doğurdu güveler Duvarcının tulumunun cebinde ne var 

O duvar bir gün tekrar boyanacak dedik Örümcek tozlarını göremedik
Cilası kararmış ağaçlar
Yukarıdan bize bir ses var 

Süngerler ne zamandır sönük
Boyalar kalkmış dikiş açık
Ne kadar da karanlık
Nerede o ışıkları açacak 

Vehim manasız
Işık açılacak 

Senin hazırlandığın o oda şimdi yok artık Burası dümdüz zemin
Boyut kalmamış tek artık
Sesin de çıkmıyor dostum
Beş yıl sonra buluşacaktık 

Unutma
Ne kadar kalabalıktık
Kuvai milliye gibi akındık
Perdeyi yalnız bir defa açtık
Tekerrürlere yuvaydık
Korkarım
Kırmızı yalnız renk değil artık 

Senmiydin?
Senmiydin ahbabım
Perdeyi kapatmayın diyen
O gür sesinle
Nisan yağmurlarınla
Acı kahvenle
Hep geç kalmanla
Heybende hayat narınla
Hatanla, efeliğinle
Şiirlere asılı Kaf dağınla
Maraş'la aramızda
Duvarlar
Kaldırılırsın dileyen

Perde hiç kapanmadı
Sandık kapanmayacaktı
Bir kere açıldı ya
Her günümüz
Mutlu yorgunluklarla doğacak
Renk kuşları bizimle büyüyecek
Tuval olacaktı 

Kapanmadı perde
Biz kapandık
Gözler kapandı
Bilmem yoksa açıkmıydı
Yüzün kapandı
Tonoz kapandı
Kumaş kapandı
Toprak kapandı 

Perde kapanmadı
Prova bitti şimdi
Esas başladı 

Fışkırsa ruhi mücerret gibi yerden na’şın Yine ben söyleyeceğim siz yazın 

“Hakkıdır milletimin istiklal!” 

Senin ruhun istiklal ülkesinden de aşkın Bizden selam söyle yasemin çiçeklerine Kavuşmamız muhal değil
Ömür de yazı misali
Muharrir dilerse yakın 

Ahmet Enes Özen
31.05.2025