Gülten Akın'ı Andık
Gülten Akın
28 Kasım cuma akşamı Çankırı yazarlar ve sanatçılar derneğinin şiir akşamları programında Gülten Akını anlatma fırsatı buldum. Bu fırsat çok heyecan vericiydi. Dernekte daha önce hiç kadın yazar anılmamıştı. Hatta edebiyat okuyan bir kadın arkadaşın zaten kadın şair çok yok diyerek konuya genel tutumu özetlemişti. Yine de bu durum beni daha istekli bir Gülten Akın savunucusu yaptı zira biz kadınlar kadın şairleri anmayacaksak kim onları savunacak ve anacaktı.
Bu konu ile ilgili yaptığım araştırmalardan kısaca özetlemek gerekirse Gülten Akın herşeyden önce hep emek vermiş bir kadındı. Annesini genç yaşta kaybetmiş 6 kardeşi ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Okuldan hemen sonra evlenmiş ve eşi ile 15 yıl kadar farklı iller ilçelerde yaşamıştı. Kendisi de bu evlilikten beş çocuk sahibi olmuştu. Kendi çocukları dışında da öğretmenlik yaptığı için pek çok çocuğun annesi olmuştu. Bunların yanı sıra yardımcı avukatlık yapmış fazlaca gönüllü dava aldığı için baro tarafından uyarılmıştı. En sevdiğim kısımsa gece okulları ile okuma yazma bilmeyen kadınlara ders vermesi. Bu kadar dolu dolu hayat yaşayan bu şairimiz yine çok üretici. 82 yaşına kadar şiir yazmış.
Yönümüzü şairin edebiyatına dönersek gazetede yayınlanan ilk şiirini henüz 18 yaşında yazmış. Şiir kitabına ilk ödülü 22 yaşında almıştır. Yine ilk şiir kitabını evlendiği yıl yazdığını belirtmekte fayda var. Şairin şiir tarzı yaşantısı boyunca 3 kısma ayrılabilir. Bu kısımların ilki annesinin kaybı ve babasının Ankara atanması nedeniyle geçmişte büyük ailesinden kopuş yalnız kalış vb etkenlerden dolayı daha içine kapanık genç kız kalbi ile yazılmış şiirler olduğu düşünülür. Bu döneme ait 3 kitabı vardır bunlar rüzgar saati, kestim kara saçlarımı ve sığdadır. İkinci dönemi ise kaymakam eş ile yapılan evlilikten sonra şehir şehir gezmekten kaynaklı olduğu düşünülen daha toplumcu gerçekçi bir yazı tarzına bürünmüştür. Tabi ki bu tavırda dönemin etkin olduğu siyasi sosyal durumlarda etkilidir. Bu döneme ait eserleri destanlar, özdeyişler tarzındadır daha açık bir anlatıma sahiptir örnek olarak Maraş'ın ve Ökkeşin destanı celaliler ayaklanması gibi eserler verilebilir. Üçüncü kısım ise şairin artık daha deneyimli adımları yere sağlam basan ancak her şair gibi umudu çok kere kırılmış olmanın hissi ile yaralı bir yazar olarak emekli hayatına geçmiş ve Ankara'da vefat etmiştir.
Bu bilgilerden sonra benim anlatma serüvenim aşırı heyecandan dolayı pek istediğim gibi gitmedi. Ancak bir topluluk önünde konuşmayalı uzun zaman olmuştu bu deneyime tekrar erişmek mutlu etti. Bunun yanısıra araştırmamı iyi yaptığımı ve bildiğimi fark etmek bana güven verdi. Bir süre sonra anlatım sohbet havasına geçince bende bildiklerimi daha iyi aktarabilmeye başladım. Konu hakkında birikimimizle birlikte bir şeyler anlatabilmek beni mutlu etti. Burada özel bir konuya da girmek istiyorum bazı nedenlerden ötürü kıymetli eşim toplantıya katılmadı ve bu beni çok demoralize etti ancak toplantının sonuna doğru kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Bir daha olsa yine böyle bir çalışma yapmak isterdim ancak sunum anında eşiminde yanımda olması şartı ile.
Geçtiğimiz 28 Kasım Cuma günü Çankırı Sanatöılar ve yazarlar derneğinde Mine Özen Şiir Akşamlarında Gülten aakın'ı anlattı.
Haftalardor gerçekleştirdiğimiz şiir akşamlarında her cuma bir şair üzerinde durutoruz. Lakin henüz hiç kadın şair anlatılmış değildi. Mine ise kadın bir şair seçerek Gülten Akın'ı anlatmsua karar verdi ki kendisini zerrece tanıyor değildim. Yalnız bir iki şiirine kulak misafiri olmuştum ondan da söylemesi ayıp pek bir şey anlamamıştım. Fakat araştırdıkça öğrendik ki şiirleri genel olsrak üşe ayrılıyor. Anlaşılmayan şiirler ilk dönemlerine ait daha bireysel, kendi dili olanlar.
Sonraeınra dönemin euhuma toplumcu gerçekçi şiirlere yönelitor ki haftanın şairinin kitabı olarak seçtiğimiz Maraşlı Ökkeş'in Destanı şiiri bu döneme ait. Maraşa yazılmış en iyi şiir oldığunu dişübütırum bu eee3in. Hiç bir maraşlı edebiyatçı tarihini böylesi destani ve çok yönelü olarak ele almış değildir sanıtorım. Çünkü ideolojik fikirlerde boğulmaktan veta populistliktem önlerini görememişlerdir. Bu şiir tam bir halkçılık örneği. Okıdukça hem gözümde canlandı hemde hislerimiz alevlendi. Akın bu şiiri Kahramanmaraşra yaşadığı bir dönemde kaleme allmış. Bir durak gibi durduğu şehrin hakkını fazlasıyla teslim etmiş ki bugün bu şiir neredeyse hiç bilinmiyor ve sahiplenilmiyor garip. Dilinde Yaşar Kemal esintileri gözlemletince şairin Yaşar Kemal'le oldukça yakın olduğunu öğrendik. Zaten bunu öğrenmemiz de Akın'ın edebiyatına referans oldu.
Akın'ın kütüphaneci bir dedesi ve öşretmen bir ailesinin olması etkilemiş onu şair olmakta. Dayısının kitaplarını okurmuş küçükken. Aslında ıygun koşullarda yetişmiş. İyiki de yetişmiş.
Akın'ı tanımasakta sevdik, okuduk hayatımıza yer edindirdik.
