Hasan Efendi

 


Erkan bir gün uyandığında babasından gelen bir mesaj vardı. Tuhaf olan, babası mesaj yazmasını bilmezdi. Daha da tuhaf bir şey vardı, babası Erkan'a "Seni çok seviyorum." yazmıştı. Erkan'ın babası Hasan Efendi sevgisini asla ama asla belli edemeyen birisiydi ve evladıyla bir gün olsun doğru düzgün ilişki kuramamıştı. Tartışmazlardı huzursuzluk çıkmazdı ama bundan daha kötüsü evladıyla arasında hiç bir bağ yoktu. Onu severdi de sevgisini hiç gösteremezdi. Erkan direkt yataktan kalktı ve yine o moda mı girdik diye düşünmeye başladı. Tam bu düşünceler içindeyken babasının odasına resmen ışınlandı. Babası kahkahalar atarak insanlarla telefonda görüşüyordu. Hasan Efendi çok gülmeyen güldüğü zaman sadece tebessüm eden bir insandı. Erkan artık emindi babası mani atağına tekrardan girmişti.

Bir anda aklından tuhaf tuhaf düşünceler geçti. Babası önceden mani atağındayken babasıyla çok iyi anlaşırdı. Erkan çocuktu ve hayalindeki baba figürü tam olarak babasının mani atağı zamanındaki halleriydi. Şimdiyse babası maniye girince sadece biraz telaş yapıyordu. Duruma göre bu telaş seviyesi artıp azalıyordu. Başka da bir şey hissetmiyordu. 

Babasının telefon görüşmesi bittikten sonra Erkan sordu.

-Baba hayırdır mesaj yazmayı mı öğrendin?

-Evet oğlum kendimi böyle ifade ediyorum artık.

"Celaleddin Cihat"