İnciraltı
Otobüs duraklarında çokça yalnızdım
Yağmur yağardı otobüs gelmezdi
Köpekler çok havlar
Kokoreç çok pis kokardı
Elimde ecza poşeti
Yitip giden gençliğimi aramaya düşmüşüm nicedir
Cadde boyu avm
Bir değil sekiz tane
Dokuz olacak bir sonrakine
Fakat cebim delik nicedir
Çorabım sökük ahbabım
Ondandır ayakkabılarımı çıkartamamalarım
Gidip gidip vitrin gezmektir en büyük hobim
Eyvah eyvah
Gezinirken bir liramı kaybettim
Bende aldım elime büyüteç
İzliyorum dünyayı
Böcekleri izler gibi yukarlardan
Dokunmuyorum
Bakıyorum ne yapacakmış insancıklar
Sana hayaletlerden korkuncunu anlatayım
Bir oda var, ardı kitaplık manzarası körfez
Fakat ben bir kez bile çıkmış değilim oraya
Yatağım örümcek bacakları ile ağladı beni
Kafamda florasan lambalar parladı hiç gülmedim
Çok kitap okusaydım martılar eşlik ederdi bana
Kediler kavga etmeyi bırakırdı
Çayım demli olurdu palmiyeler de çiçek açardı
Ben tutunacak dal aramak telaşında
İzimi kaybettim geride bir çizgim kalmadı
Terke durmuş bilardo salonlarında
Bedoyla çok el attık sıkıldım
Sabahları hep geç kalktım
Boyoz yedim geri yattım
Amaçsızcasına işsiz ve sarhoşuz zaten
Neco, İsmail ve
Bir de bakın ki ben
Ne yapsak bugün
Atsak mı kendimizi bir yerlerden
Evin içinde evsiz gibi yaşamak büyük marifet
Donduk Allah'ım medet
Makarnadan başka yok mu yemek
Dün
Kapının önünde bir kadın ayakkabısına rastladım
Anladım ordan ufaktan kaçtım
Neredesin diye de sormadın
Kızlar gitti yine ben kaldım
Demek soğuktan hasta oldu kız arkadaşın
Sobayı ona bile açmadın
Uyduruk yazıcılarda para çıkarttın yutturamadın
Bağışıklık kazanamadan mefta olacak
Bir zabıt bir çiçek
Fukara hovarladıklardan
Kıza da yazık olacak
Neyse fazla takmayalım
Midye yiyelim barışalım
Kömür tüttüren kamu binası
Sisleri ardında
Burnumda kurum
Üstümde gocuk
Çocukluğumu arıyorum
Türkoğlu lojmanlarında
Ulan yine mi köpekler
Çocukluğumu da kovalıyor itler
Hoşt bre canavar hoşt
"Enes Özen"
