Turgut Uyar Üzerine

 


Ben severim omuzlarımı bir gün Sırmaları, apoletleri olmasa da.


Bu hafta yani 12 aralık cuma günü Çayasad şiir akşamlarında Turgut Uyar üzerine bir anlatı icra edeceğim. Her hafta bir şairi tanıtla görevi nihayet bize düştü. Şiir hakkındaki edebi bilgimin neredeyse yerlerde olduğunu ve bunu daha bu sene çayasad şiir akşamları ile toparladığımı hatırlatayım. Bu vesile ile pek çok şairi okumaya çalışsam da, aslında şiir okumaya alışmaya çalışsam da, elimden geçen pek çok yazara karşın olabilecek en uzak isim Turgut Uyar. Velakin madem görev verildi bizde bu görevi yerine getirelim.

Araştırmam esnasında onun da bir dönem askerliği meslek olarak icra ettiğini, askeri öğrencilik yıllarını sorgulamalarla geçirdiğini ve bulduğu ilk fırsatta istifa ettiğini öğrenmemle Turgut Uyar'a karşı bir empati beslemeye başladığımı dile getirmeliyim.

Benim de bazı şiirlerimin teması olan şehrin ve gündelik hayatın bunalımı duygusunun şiirlerinde çokça yer alması da Turgut Uyar'la benzeştiğimiz özelliklerimiz.

Garip şiirinin küçük insanın trajedisini karikatürize etmesine karşı çıkmış esas küçük insanın büyük trajedilere gebe olduğunu düşünmüş şiirinde bunları yazmıştır.

Gelgelelim kapalı anlatımı ve kendine has yazım tarzı şair üzerine yoğunlaşmayı gerektiriyor. Öyle sadece bir hafta okunup anlaşılacak bir şair değil Uyar. Gel gelelim edebiyat bana göre biraz da haz meselesidir. Bir şairde kendini az çok belli eder. Şiirlerini keyifle okumadığım bir şair üzerine oturur tekrar düşünürmüyüm açıkcası bilmiyorum.

Necip Fazıl ilk sahne tecrübemi elde ettiğim sahnenin adı olmasıyla ve ilk topluluk karşısı da okuduğum şiirin ona ait olmasıyla benim hayatımda iz bırakmıştır. Öyleki Necip Fazıl hayatımın keyifli ve verimli anlarının yüzü haline gelmişti.

Şimdi baktığımızda en nefret ettiğim hal olan kültürel çölleşmeden çok şükür uzaktayız. Mine ile harika okumalar ve yazma çalışmaları yürütüyoruz. Şiir akşamları icra ediyoruz ve yakında yeniden sahne tozunu alacağız gibi duruyor. Bütün bunları sağlıcakla sürdürebilirsek insan daha ne ister ki? Belki ilerde bu günleri de Turgut Uyar ile anarız. Belki belli bir yaş sonra şiirlerinde kendimi daha çok bulurum Uyar'ın. Belki bende Uyar gibi sivil kamu kurumlarına geçiş yapabilirim ve "sivil yazar" olabilirim. Kim bilir?

Cuma gününün güzel geçeceğini dinleyenlerin ve benim gibi bilmeyenlerin şiir dünyasında yeni bir pencere açılacağına inanıyorum.

Güzel yarınlara.


"Enes Özen"