Viskoz Derviş

 


Sonsuzun kıyısına oturdum,

derdimi söyledim dilsiz taşlara.


Yol iz sordum rotasız balıklara,

su şehrâyin oldu bir anda.


Geleceğimden bir parça aydınlıktı orada,

her şeyin pırıl pırıl olduğu o anda.

Suyu okudum,

yansımama bakarken nergis çiçeklerini andım.


Kulak kesilmek nafile,

hakikati görebilmek için

insan nefsini, ruhunu verebilmeli.


Eğildim, susup suya dokundum,

aziz olanın o,

aciz olanın ben olduğumu fısıldadı.


Yoksa nasıl kabul ederdi ki

bunca kirimi, acziyetimi?


Aramayı bıraktım kenarda,

oturup akışı seyrettim hayranlıkla;

başka ne düşebilirdi ki bana,

geleceği kim bilebilir, hâşâ.


"Mine Özen"