Mor

 


Gül bir kere

Kuşlar kalksın göklere
Sevin bir kere
Hilkat bilerken bıçağını
Serp yere
Hayatımızın yeni yazlarını

Anlat
Anlat ki dinleyeyim
O eşsiz yolculuğunu
Kutupsun sen
Mıknatısın zıt ucusun
Bilmezsin bilemezsin
Susar önüme bakarım da sen
Şaşırır kalırsın

Akrep bize şaşı bakmasaydı eğer
Nükleer patlamalar gerçekleşirdi
Zatı alimizin arasında
Ne varki sükunuyla kalacak dereler
Ve ayrı kıtalara akacaklar

Bırak
Bırak yapacak bir şey kalmadı artık
Dünya ıssızlığında
İpinle çekiledursun boynum senin gökyüzüne

Gözlerin diyorum
Yalnız bana değil
Bir devre bakar gibiler
Bıraksan çağ açacaklar
Çağı çoktan kapanmış hanlarıma

En büyük günahı işledim
Gel kelebek uçuralım
Elmalar yetmedi daha
Kanım hala bordon tütüyor baksana

Yaz sen de
Yaz ki şen olsun bulutlar
Yaz ki sadece ben yaşamayayım
Yaz da gülümsemek ver tüm donmuşlara
Onlar ruha muhtaç
Üfle haydi
Tanrı'nın sendeki en güzel suretini

Elinde ağacın en şefkatli hali
İçinde sihirden notaları
Aç bir kere
Bir kere olsun aç
Açta bak artık
Ademler çekmiş kılıncını
Atlar şaha kalkmış
Senin benim bizim
Peşimizden sürek başlatmışlar
Dinle kızılırmak ağıdını
Adımız yazmasa da zabıtlarda
Çok gayri resmi işler dönüyormuş
Duydum
Sen de açmazsan yalan olacağız
Açmazsan açmayacak çiçekler de
Açmazsan çok üzülecek kediler

Kaybedeceğiz bozkırda yeşermenin yortusunu
Kıraç taşlar mı var ayakların altında
Cam kırıkları kaldı sana hediye
Minik çok minik
Bir barikat arkası eylemi
Yine haksız
Haksız çıkacak gibi
Ölümler ölümler
Ordular infilak etti güzelliğine

Lav ölür okumazsan sen
Yanar taşlar
Kara olur sen umursamazsan
Gökkubbe devrilir de anakayamın üstüne
Çığ olur bedenim bu taşkürenin ilminde

Kandillerim şavkırken
Ben burcumun şafaklığında
Mehtap yansıması yelkenleri izliyordum
Mürekkebim yıldızları sayıklıyor
Uyanalım mı artık bu rüyadan?

Geceler ifade verir hakkımda
Düşüncelerim bestekar olur
Ağustos böcekleri kıskanır seni
Duymazlar duyuramam
Güneş hasetlik eder nuruna
Vebalini kaldıramam

Bizim üstüne bastığımız taşlar dahi kalmadı
Namlu gölgesinde kış uykusuna yattık
Üzerimize çok kar yağdı
Üşümemek için dondurduk kanımızı
Artık ritmik atmıyor kalbimiz
Artık adını anmıyor
Sırf bu yüzden

Kızma öyle
Bakma sor
Kainattan sor hesabını
Yaşanmamışlıkların
Sonra al eline diviti
Mavi olsun kuş rengi
Bare yazdıkların özgürlük koksun bırak
Mahkumdur ciğerlerim parfümüne

Ucuzluk pazarından prangalar
Yetiyor yazık bizi alıkoymaya
Sevinçliydik biz eskiden
Kanımızda pembe tavşanlar
Bulmuştu
Hep, susan, hemşireler

Affedelim kendimizi sonra bizi
Kalk kışa rağmen uyanalım
Kış çökerken biz kalkalım
Kurtlara inat dağı aşalım
Güneşin çoktan doğduğu diyarlara yol alalım

Acı dağ tepelerinden korkma
Yuvamız bizim oralarda
Diyojen fıçısında saklı bizim rüya

Sen benim içimin kuşlarını hicretinden çağırdın
Kırdın putlarımı beni azleyledin
Okşadın güvercinimi çamurundan arındırdın
Ey hak! Şüphesiz sen bana ödül geldin
Hoşgeldin mihrabım
Hoşgeldin yeşil yazım
Hoş geldin mektubum
Zarfım
Şimdiki anım

"Enes Özen"