Kayıp Pusula
İçimdeki pusulanın Kuzey yıldızı
Gemileri yollarından eder
İki üç derecelik sapma açısı
Seni bulmaya yeter
Kızgındır geminin tayfaları
Onlar sadece hazine düşü sever
Diye yazdı inci mercandan kağıtlara şair
Kınadı bu deniz anası kılıklı adamları
Zaman geçti Pusula eskidi
Artık herkes bir kendini seçti
Dediler bu hikâyeler eskidi
Şaire böyle lakırdı edilir miydi?
Şair pek kızdı onlara
Nolmuş GPS icat olunduysa
Yok ki onda hafif pasla karışık Deniz
O bir makinaydı elbet hissiz
Şair hep sordu
Uyudu uyandı sordu
Vardık mı bulduk mu yolu?
Sizin bu pusula doğru mu?
Hedef değişmişti artık
Şair çırpınıyordu ama boşuna
İçimizeydi artık tüm yolculuklar
Orasıydı ulaşılacak kızıl elma
Hep biz haklıydık artık
En çok topu biz attık
Herşeyi biz doğru yaptık
En büyük çiçekleri biz topladık
Biz ki pusulayı nefsimize ayarladık
Nefsimizin türküsünü dünyaya yaydık
Lugatımızda yok fedakârlık
Herşeyden almalıyız bir azık
Gemi sallana sallana gider
Arkasında köpükten hayaller
Tepesinde arsız deniz kuşları
Rüzgar bozar yolcuların cakalarını
Herkes heyecanla bekler varılacak olanı
Kimse bilmez aslında yol güzel
Şair geminin en tutkal
Belkide en tutkulu yolcusu
Düş ülkesine varmak umudu
Lakin bilemezdi bir gün pusula bozuldu
Şair artık aşk şiiri yazamadı
Şiiri bıraktı sigortalı işe başladı
"Mine Özen"
