Sessiz
Ceviz ağaçlarının dibinde Hissedersin onu kavrulmuş teninde Bazı bir karınca yuvası gibi kaynaşır Bazı bir ölü uzanırcasına sakindir Bedenini yasladığın bu ulu kaya Neler söyler insanlara Kim bilir kimlerin öyküsünü bilir Kimse bilmez neden dilsizdir *** Sırlanmış aynanın bir de bu yüzünden bak Yağmur sonrasında hissedilir yaşamak İnsan bazen hissetmelidir soğuk ve yapışık Dokunduğun her yerde iz kalır Mor ve ıslak Bazen dudakların seni duymayanların arasında şerham şerham çatlayıp yarılır *** Çocukken yiyemediğin Büyüyünce doyamadığın Uğruna tuz ruhlu ağrılar çektiğin Düşüp kalkarken elini kanattığın En sulu göz yerine bastığın Çocuk olduğun için derdini sormadığın Ah çocukluk *** Ah büyümek Birinin son yolculuğunda avuçlayıp Umarsızca çukura attığın Kimi zaman merhamet dilediğin Tek zerre umut fidanı için Kimi zaman vicdansızca yırtıp al yanağın Bin versin istediğin *** Bir orma...