Kayıp Pusula
İçimdeki pusulanın Kuzey yıldızı Gemileri yollarından eder İki üç derecelik sapma açısı Seni bulmaya yeter Kızgındır geminin tayfaları Onlar sadece hazine düşü sever Diye yazdı inci mercandan kağıtlara şair Kınadı bu deniz anası kılıklı adamları Zaman geçti Pusula eskidi Artık herkes bir kendini seçti Dediler bu hikâyeler eskidi Şaire böyle lakırdı edilir miydi? Şair pek kızdı onlara Nolmuş GPS icat olunduysa Yok ki onda hafif pasla karışık Deniz O bir makinaydı elbet hissiz Şair hep sordu Uyudu uyandı sordu Vardık mı bulduk mu yolu? Sizin bu pusula doğru mu? Hedef değişmişti artık Şair çırpınıyordu ama boşuna İçimizeydi artık tüm yolculuklar Orasıydı ulaşılacak kızıl elma Hep biz haklıydık artık En çok topu biz attık Herşeyi biz doğru yaptık En büyük çiçekleri biz topladık Biz ki pusulayı nefsimize ayarladık Nefsimizin türküsünü dünyaya yaydık Lugatımızda yok fedakârlık Herşeyden almalıyız bir azı...